|
ÖSS ADAYLARINDA SIK KARŞILAŞTIĞIMIZ SORUNLAR
ÖSS sınavı, ülkemizde bir çok ergenin hayallerine ulaştığı ya da hayallerinin yıkıldığı ve incindiği bir gerçek. Hatta bu narsistik incinme, yıllarca sürecek olan bir psikiyatrik hastalığı ortaya çıkaran bir stres faktörü olabilmektedir. Önceki yıllarda üniversite sınavı, gençler için ilk ciddi bir kırılma noktası iken, günümüzde Lise Giriş Sınavları(LGS) bu durumu daha erken yaşlara doğru çektiğini görmekteyiz. Ergenlik dönemi sorunlarını ve çatışmalarını yaşayan bu kişilerde, hem okul, hem dershane, hem de ailelerinin yüksek beklentileri nedeniyle çok ciddi depresyon belirtileriyle karşılaşmaktayız.
ÖSS sınavında da benzer durumları sık görmekteyiz. Sınav çalışan kişinin hem okul, hem de dersane nedeniyle taşıyacağından fazla yükü sırtına alması, oldukça yoğun çalışan bu kişilerin yeteri kadar dinlenememesi nedeniyle depresyon ve anksiyete (sıkıntı) bozuklukları belirtilerini sık görmekteyiz. Aile bireylerinin üniversite adayından büyük beklentileri, kaybetme korkusu ve performans anksiyetesi daha da artırmakta ve hazırlığı olumsuz etkilemektedir. Ayrıca sınav kaybı da, kişinin kendisi ile çatışmasını ve de ciddi depresyon belirtileri ortaya çıkarmaktadır.
Bu süreç, bazı psikiyatrik hastalıkları ortaya çıkaran bir stres faktörü de olabilmektedir. Genetik açıdan hassas bireylerde, hastalığın ilk atağını ortaya çıkarabilmektedir. Psikiyatrik hastalıklar, kişilerin yaşamını ciddi düzeyde etkileyen, yaşam kalitesini ve kişinin kendisi ile barışıklığını bozan hastalıklardır.
ÖSS hazırlanan kişilerde, moral bozukluğu, mutsuzluk, umutsuzluk duygularının süreklilik kazanması, hoşlandıkları aktivitelere karşı ilgi kaybı ya da artık zevk almama varsa depresyondan şüphelenilmelidir. Bu kişiler, boş zamanlarını değerlendirdikleri etkinliklerine karşı daha az ilgi duyduklarını, kendilerine haz vermediğini belirtirler. Başlangıçta ders çalışmaktan oldukça haz alan bir öğrenci, bu isteğini kaybedebilir ve depresyon ilerledikçe hiç ders çalışamaz hale gelebilir.
UYKU BOZUKLUĞU sık görülen bir depresyon belirtisidir.Uyku başlangıcında uykuya dalma güçlüğü şeklinde görülebilir ya da gecenin bir yarısında uyanma ve yeniden uykuya dalma güçlüğü ya da uyku sonunda çok erken uyanma ve yeniden uykuya dalamama şeklinde uyku bozukluğu olabilir. İştah genellikle azalır. Hastalarda sıkıntıdan yerinde duramama nedeniyle ders çalışmada sorun olabilir ya da durgunluk ortaya çıkabilir.
Enerjide azalma olması, yorgunluk ve bitkinlik sık görülür. Çoğu zaman ders çalışmak için hali kalmayabilir. Depresyonda ki bir öğrenci de düşünme, düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma ya da karar verme becerileri bozulabilir. Dikkatleri kolay dağılıyor gibi görünebilirler ya da anımsama güçlüklerinden, unutkanlıktan yakınabilirler. Dikkat eksikliği ciddi bir sorundur.Bu dikkat eksikliğinin nedeni bulunmalı ve mutlaka tedavi edilmelidir. DERS DİNLEME ESNASINDA YA DA DERS ÇALIŞIRKEN DİKKAT SORUNLARI YAŞAYAN ÖĞRENCİLER MUTLAKA BİR PSİKİYATRİ UZMANINA BAŞVURMALIDIR.
Biz özellikle ÖSS sınavı yaklaşırken ders başarısı aylardır belirgin olarak düşmüş, ders çalışması bozulmuş, aşırı huzursuz ve mutsuz öğrencilerle sık karşılaşmaktayız. Uyguladığımız tedavi ile birlikte bu öğrencilerin, ders başarıları belirgin olarak artmaktadır. Ama ne yazık ki, bu öğrenciler bize sınav arifesinde başvurmaktadırlar. Yani en az 5-6 ay boşa gittikten sonra, son bir ayda bize geliyorlar. Bu gençler iyileşse bile bilgi açıklarını kapatamadıklarından, büyük bir olasıkla düşük bir not alıyorlar ya da sınavı kaybediyorlar.bu nedenle DERS ÇALIŞMASI BOZULAN VE DERS BAŞARISI DÜŞEN ÖĞRENCİLER MUTLAKA BİR PSİKİYATRİ UZMANINA BAŞVURMALIDIR YA DA ÖĞRETMENLERİ TARAFINDAN YÖNLENDİRİLMELİDİRLER.
Bazı öğrencilerde ise başarılarını sınavlara yansıtamama, aşırı heyecanlanma şeklinde performans anksiyetesi, hatta panik atak bile görülebilir. Bu durumun nedeni olarak da sırtına aldığı aşırı yük, dinlenmeye pek zamanının olmaması, ailenin aşırı beklentileri ve sınavın bir ölüm kalım meselesi olarak görülmesini sayabiliriz. Bu durumda aile ve öğrenci ile tek tek konuşulmalıdır. Aslında burada görülen, ailelerin komşuları ile çocuk yarıştırmasının bir devamıdır. Çocuğunu yeterince çalışmamakla suçlayan ailelerle bile karşılaşmaktayız. Bu ailelerle bir uzmanın konuşması önemlidir. Adayın sıkıntısını azaltacak bir yaklaşım önemlidir. Sınav çalışan öğrencilerimize kısa ve öz önerilerimiz şunlardır: Sınav uzun bir maratondur. Hızlı koşan, erken yorulabilir. Bu nedenle enerjimizi ekonomik kullanmalıyız. Tempomuzu aşamalı olarak artırarak, son iki aya diri bir şekilde kalmalıyız.İYİ ÇALIŞMAK KADAR, İYİ DİNLENMEK DE ÖNEMLİDİR. BU NEDENLE HAFTADA BİR GÜN DİNLENMEK ÖNEMLİDİR. Bu konuda ilgili uzman ve danışmanlardan destek alınmalıdır.
İRTİBAT TEL: 0 212 471 33 00 İç hat : 116 |